Açıklama:
1-Referanduma -hiçbir lobi veya partiye biat etmeden- özgür irademle "Evet" tercihim için Kemalizmi solculuk ilan etmiş bazı sözde SOSYALİSTLER, CHP'liler, PKK'liler ve MHP'liler hep birlikte, yan yana bana şaşırtııcı bir tahammülsüzlük ve ilginç, hastalıklı bir öfkeyle saldırmayı sürdürüyorlar. İzliyorum...
Son olarak Kemalist bir sitede Sevgi ÖZEL, Politika Dergisi adına "sosyalist" bir sitede Hayri GÜNEL adlı şahıslar, beni eleştiren, kınayan yazılar yazdılar.Fakat bu yazılar "vakit tamam, seni terk ediyoruz Yılmaz Odabaşı," diyen tümcelerle sona erse de, bir düzey içinde yazılmışlardı.Eleştirel bakma haklarını kullanmışlardı.Saygı duyuyorum...
Fakat:
Bdp Çizgisinde yayın yapan bir günlük gazetede sırf referanduma"evet" dediğim için, amirlerinin talimatlıyla hakkımda bir sürü yalan uydurmak zorunda kalan Doğan Durgun adlı icazetli kalemin -her kimse- yazdıklarında saçma sapan yalanları ve ahlak dışı iftiraları yeğlemesi, çirkin olmaktan öte hazindi...Yazdıklarında (yıllar önce şaibeli bir ödülü reddettmem hariç) iddialarının tümü yalandı; bu iddialarını kanıtlamazsa, yazdıklarının tümünün yalan olduğunu bu web sitemde bir bir kanıtlayacağım."Evet" dememi elbette eleştirebilir, ideolojik veya siyasi bir hesaplaşması da olabilir.Fakat yalanlar, iiftiralar sıralayarak değil, bunu bir düzey ve asalet sınırları içinde veya yazdıklarımı eleştirerek veya çürütürek yapabilmeliydi...Bana birkaç yılda bir pervasızca saldırtılan bu kalemler, Kendilerini yıllardır kişilik haklarım adına bu devletin mahkemelerine şikayet etmediğimi, etmeyeceğimi de biliyorlar.Gazetecilik ahlakından yoksun oldukları için tekzip de yayınlamıyorlar.Bu nedenle Doğan Durgun adlı zibidiyi yazmak zorunda bırakıldığı yalanları, iftiraları için esefle kınıyorum ve böyle adamlara artık kin de duymuyor, sadece acıyorum...
1991 yılında yine bu geleneğin yayınladığı "Yeni Ülke" gazetesinin yayın yönetmeni, tam on dokuz yıl önce o gazetede aleyhime çirkin bir yazı yazdığında, günlerce Diyarbakır'da evimden dışarı çıkamamıştım.Aynı kişi, soyluluk göstererek tam 18 yıl sonra, Ekim 2009'da Almanya Essen Üniversitesi'ndeki söyleşimde, okurlarımın tanıklığında kalkıp özür diledi ve "ben o yazıyı yazmaya mecbur kalmıştım!" dedi.Benzer örneklerle yıllar yılı çok karşılaştım.Ayrıca bu kişiler, daha önce de örneklerine rastladığım gibi mesnetsiz, edepsiz iftiralarla bu denli çirkinleşirken, ben Bdp Seçmeni olduğunu vurgulayan pek çok insandan günlerdir referandumda "Evet" diyeceklerini söyleyen çok sayıda dostane mesajlar alıyorum.Çünkü onların vicdanları özgür...Sırtını benim gibi sadece kendine ve vicdanına yaslayamayan, gazetelerinden atıldıklarında birer hiç olabildiklerini çok gördüğüm Doğan Durgun gibi birtakım güdümlü adamlar, asla BDP seçmeninin vicdanını temsil edemezler!Kürtleri güdülecek bir "sürü" gibi de göremezler.Herkes vicdanında, tercihinde özgürdür.Ben de evet diyorum ve isteyen de özgürce evet diyebilmeli, BDP de Kürtlerin tercihine saygı duyabilmelidir.Sonuçta bu bir seçim veya hükümete güvenoylaması değildir.BDP seçmenleri de "evet" dediklerinde birer AKP'liye de dönüşmeyecektir...
II-CNN Turk'teki 5N1K programda söylediklerim, kendimden öte, asla hiçbir lobi, kurum, parti vb.adına değildir.AKP ile uzaktan yakından hiçbir ilişkim, yakınlığım olmadığı gibi, HAK-PAR gibi lobi ve partilerle de hiçbir ilişkim yoktur.Ya da kimilerinin iddia ettiği gibi Kürtler dahil hiçbir camia ya da kurumla, hatta hiç kimseyle maddi herhangi bir çıkar ilişkim yoktur ve aksi kanıtlanamaz...
III-Facebook'ta adımla açılmış sahte bir grupta Fetullah Gülen'in niçin hacca gidip gitmediği gibi tartışmalarla hiçbir ilgim yoktur.Web sitemin linkler butonunda yer alan üçüncü sıradaki linkte, grubun sahte olduğu, o grupla ve orada paylaşılanlarla hiçbir ilgimin olmadığı daha önceleri tarafımdan hem facebook grubumda hem web sitemde açıklandığı halde, o gruptaki saçmalıklarla ilgili şahsımı itham etmeniz, o sahte grubun adımla kurulması gibi bir başka haksızlıktır...
IV-Düne kadar Sosyalizmin evrensel değerleri ve argümanlarıyla konuşurken, bugün sadece Kemalizmin statükocu değerleriyle konuşanlar, ordunun imtiyazlarını korumak adına konuşanlar, "sivil mahkeme de olsa Erdal Eren'in yaşını küçültüp asabilirdi," diyenler, beni suçlamadan önce dönüp kendilerine irkilerek bakmalıdırlar...Ben hiçbir zaman bir PKK'li olmadığım gibi, bir Kemalist de olmadım.Bunu kanıtlayacak bir tek cümlemi bulamazsınız.Bana kemalizm adına öfke yağdıran sizler, niçin, hangi hakla sizlere ihanet ettiğimi düşünerek suçlayabiliyorsunuz?Öfkelenmenize ya da sinirden faşist subaylar gibi kitaplarımı yaktığınızı yazmanıza gerek yok, böyle bir hakkınız da yok.Benim çizgim, anlamasını bilenler için hep netti.Fakat sizler pek çok şeye olduğu gibi, bu konuya da derinlemesine nüfuz edemediğiniz için, beni değil, asıl kendinizi ve zamanın dipfrizinde kalarak 2010'a gelmeyi unutmuş 1970 model ufuksuz, rotasız ve halkların kardeşliği şiarını çoktan unutmuş nasyonal solculuğunuzu suçlamalısınız...(Yılmaz ODABAŞI)
Bu sitedeki yazı, şiir ve görsel materyalleri, kaynak göstermek suretiyle site ve forumlarınızda yayınlayabilirsiniz...
Müzik dinlemek için yukarıdaki müzik butonuna basıp on sn. kadar bekleyiniz...
Yılmaz Odabaşı'nın internet ortamında paylaşılan şiirleri, çok sayıda dil ve yazım yanlışı içermekte ve bazı şiirleri eksik ve/ya adları değiştirilerek paylaşılmaktadır.Bu nedenle şiirlerini, bu sitenin ŞİİRLERİNDEN butonundan okumanızı öneririz...(Webmaster)