YILMAZ ODABAŞI WEB SİTESİ

        FOTOĞRAF-ŞİİR
    NE ANLATIR ESKİ FOTOĞRAFLAR

Oysa ki “satışa” çıkmayan ve asla çıkmayacak bir şeylerimiz olmalı, kalmalıydı…Dikkatle incelediğimizde, bu fotoğraflar onlar hakkında kısaca yazdıklarımın çok daha fazlasını anlatıyorlar bize...Siz olun, onları koruyup muhafaza edecek birileriniz yoksa eğer, eski fotoğraflarınızı yakın…Yakın ki, ne ölenlerin anıları ne de onları işporta tezgahlarından satın alan şairlerin yürekleri incinmesin…  

    Yılmaz Odabaşı OTOBİYOGRAFİ

    "Bütün örselenmelere, yıkımlara, yanılgılara rağmen kendimi hayat okulunda, insanlığın okulunda, aşk okulunda, edebiyatın okulunda hala yeni yetme bir öğrenci gibi hissediyor ve 2011 yılının son aylarından itibaren yazıyla serüvenimde ikinci raunda hazırlanıyorum..."

    YILMAZ ODABAŞI İLE ŞİİR VE...
   Günümüzde herkes gibi şair de bir kirlenmede ve kuşatmadadır. Bu kuşatmayı nasıl kıracaktır? Aslında şair, meta değil, şiir üretiyor; ne var ki ürettiği pazar dolaşımında bir meta olarak sahipleniliyor ve sunuluyor. Şairin bu reel durum karşısında -varsa- masumiyeti ise sonucu değiştirmeye yetmiyor...

    HAYAT BİR KAZA
    İki şeyin  apansız geldiğine inanırım hep: Aşk ve ölüm…İkisi de geldiğinde  “git” diyemezsiniz; ikisinin de önemi ve büyüklüğü, belki de “git” diyemediğimiz içindir...

    ŞAİR, DİL, İKTİDAR, MODERNİZM VE KÖTÜLÜK HK.

    Artık sadece geçmişi iyi anlamış olmak değil, Modernitenin bıraktığı yerdeki yeni insanı, o insanın yeni dilini, itildiği trajik yalnızlığı,  pazarın ahlakını, ahlaksızlığını, çokuluslu şirketleri,  medya erki ve tahribatını vb. tümünü tanımak, anlamak zorundayız.Anlamak, ama inanmamak ve hep şüphede durmak zorundayız.Bugünün her şeyi karşısında; kurumları, ilişkileri, sanatçı ve şair imgeleri, siyasası, medyası, her şeyi karşısında şüphede durmalıyız...


    Bir şiirin öyküsü MARTILARLA RANDEVU
    1 Mayıs 1999’da "düşünce suçu" mahkûmiyetinden Bursa E Tipi Cezaevi’de kırk günü hücrede geçen elli günün ardından, bir kez daha geride kötü geçmiş günler bırakarak,  bileğimde kelepçeler ve refakatimde dört jandarmayla bir askeri ring aracıyla Bursa’dan Tekirdağ’ın Saray ilçesi kapalı cezaevine sevk ediliyordum(...)


    EY HAYAT

ş  i i r

(Ey hayat, 
sen  şavkı sularda bir dolunaysın
Aslında yokum ben bu oyunda,
Ömrüm beni yok saysın…)


    YILMAZ ODABAŞI'NIN NEW YORK ÜNİVERSİTESİ'NDE YAPTIĞI KONUŞMA

        New York Universitesi ve  Kervokian Yakın Doğu Araştırmaları Merkezi’nin New School ile birlikte 6 Mart 2010 tarihinde New York’ta düzenlediği NAZIM HİKMET VE MAHMUD DERVİŞ konulu uluslararası edebiyat seminerinde Yılmaz Odabaşı’nın yaptığı konuşmanın Türkçe metni.


    ÖRTÜLÜ PERDELER KAPILAR VE ÜŞÜYEN HAYATLAR

       Evlerin çatıları, kapıları ve perdeleri, sevinçleri, coşkuları olduğu kadar acıları ve yoksullukları da örtüyor. O örtülü kapıların, perdelerin ardında herkes kendi cennetini ya da kıyametini yaşıyor...



    NAİLE
   İyi bir dünya, paylaşan bir hayat düşü, bir ülkenin gençliğini topyekün ayağa kaldırmıştı o yıllar; umudun saçağında kümelenmişti herkes.Sen henüz doğmamıştın...



    AŞK KAÇ KİŞİLİKTİR
     Sevgisizliğin, şiddetin, paranın ve silahın egemenliğinin, soğuk ve sıcak savaşların, yolsuzluğun, yoksulluğun, yasakların ve yasaların konuşulduğu bir dünyada bu kez aşktan söz edeceğiz. Toplumun büyük oranının, özellikle gençliğin aşk rüyalarını, düşlerini yağmalayanlar hâlâ aramızda dolaştıkları için, popüler kültürün, medya kuşatmasının vb. pek çok faktörün özünden yalıtıp kirlettiği, yozlaştırdığı aşk anlayışının basıncına karşı bir itirazı dillendirmek için de aşktan söz edeceğiz...

    GÖZLERİN GÖKYÜZÜNDE BİR DOLUNAY
  Ş  i   i  r

                Yaslı bir kışa rehin düşse de günler

                 Bıkma atını mahmuzlamaktan

                 Bıkma bu puştlar panayırında

                 Berrak nehirler aramaktan...


    MARMARA'NIN NİLGÜN'Ü
      Şair intiharlarına övgüler düzülmesine karşı çıkarken, yine de Pavese’nin: ”Kendini öldürmek konusunda haklı bir gerekçesi olmayan kimse yoktur.”dediğini unutmuyoruz.Şairse, ürettiği şiirse eğer,yaşarken olduğu gibi, öldüğünde de şairdir.Demek istediğim, intihar, şair olmayanı şair yapmaz...Nilgün Marmara’yı hiç tanımadım; onu şiirlerinden biliyorum.”

    AŞK BİZE KÜSTÜ

 Ş i i r :


 Ay ışığı gölgeleri büyüttü

 son kuşlar da vuruldular dağlarda

 Yakamozları söndü sahillerin, ışıkları evlerin

 çağın vebalı gövdesinde

 bir hayalet gibi gölgemizde yalnızlık...

    KENDİNE BENİM İÇİN BİR GÜL VER
     ş i  i  r

     Ben bütün yeşillerimi inatçı ayazlara çaldırdım

     Sen kendinin ellerinden tut

     ve kendine benim için bir gül ver...



    İNSANIN EN BÜYÜK KORKUSU KENDİSİDİR
      Psikanaliz, bir ergen çocuğun önce “baba”yı, yani kişiliği üzerindeki “ilk” totaliter baskı unsurunu yenerek benliğini oluşturabileceğini söyler.Bizim yazgılarımızda ise fizyolojik – psikolojik bir sürü “baba”nın cehaleti, şiddeti ve bu şiddetin bilinç ve benliklerimize açtığı kocaman gedikler vardı. Belki de bu yüzden kendimizi inşa çabamız, upuzun yıllara rağmen böyle yara bere içinde kaldı...

    MARILYN VE RABİA
      Marilyn Monroe, ölümünün üzerinden geçen yarım yüzyıla rağmen hâlâ bir efsane.Gayri meşru olarak dünyaya gelen ve annesini tımarhanede yitiren Marilyn’nin, mutsuz bir çocukluk geçirdiği ve bakımevlerinde istenmeyen bir eşya gibi görülme duygusuyla yaşadıkça didiştiği bilinir.

    SEVGİNİN HERKESTEN ŞİKÂYETİ VAR
         Anahtar sözcük: Sevgi...Artık bütün albenisini yitirmiş, bayağılaşmış ve aşınmış bir sözcük: Sevgi...
      Her yerde aynı bıktırıcı sözcük yineleniyor; her yerde sevgi mağdurları, sevgi kırgınları, sevgi yorgunları ve o mağduriyetlerin, kırgınlıkların, yorgunlukların enkazından beslenen sevgi tüccarları, sevgi ihraççıları...


     KUŞLAR UZAKTI SONRA
   alnı özlemle dağınık bir akşam getirdim sana.
   sar, büyüt ellerinle konuk et sıcaklığına;
   konuk et, kanatları kanatılmış kuşlar getirdim sana...


   Kiremitleri bir bir sayılan sıvasız, çatısız evlerin avlularından domatesli bulgur pilavı kokularının sokaklara dağılıp tezek, iğde kokularına karıştığı...

        FOTOĞRAFLAR
 
      DUYURU

ŞARKISI BEYAZ


3. Baskısı çıktı!
(Roman, 265 sayfa-Nemesis Yayıncılık)



KONUŞSAM SESSİZLİK GİTSEM AYRILIK


5.Baskısı çıktı!
(Bütün şiirleri:1.kitap/120 S.-Nemesis Yayıncılık)


FERİDE


13.Baskısı çıktı!
(Bütün şiirleri 2. kitap/96.s.-Nemesis Yayıncılık)



 



Uzun süredir yeni basımlarını yaptırmadığım ve okurun ısrarla aramaktan caymadığı yeni baskılar yayınlanıp raflarda yerlerini aldıktan sonra, yeni kitaplarım 2012 yılı içinde sırasıyla yayınlanacaktır. Bilginize sunar, selam ederim...(Y.O.)


      MULTİMEDYA



      GALERİ




   KENDİ SESİNDEN ŞİİRLERİ