|
| GÜNCEL YAZILAR |
| |
| KÜLTÜREL VE ETİMOLOJİK OLARAK NEWROZ |
|
 |
|
Newroz, alfabesinde “w” harfi bulunan, dolayısıyla bayramını bu harf olmaksızın telaffuz edilemeyen bir halkın, Rumi 8 Mart, Miladi 21 Mart olan ve ateşle sembolize edilen bayramıdır.Zerdüşt öğretisiyle ilintisi halk arasında pek bilinmeyip, Demirci Kawa’nın Zalim Dehak’a direnişiyle özdeşleştirilerek anılan, anlatılan, bir yanıyla da baharı muştulayan bir bayramıdır. Kürtçe’de “Newrozin” sözcüğü de “bahar çiçeği” anlamına gelir.Newroz, geleneksel anlatılar arasında bir yanıyla Gılgamış Destanı’nı, bir yanıyla da Yunanlıların Olimpos Dağı’nda ateşi sembolize edişlerini andırır…
... Devamı
|
|
|
| AŞK KAÇ KİŞİLİKTİR |
|
 |
|
Sevgisizliğin, şiddetin, paranın ve silahın egemenliğinin, soğuk ve sıcak savaşların, yolsuzluğun, yoksulluğun, yasakların ve yasaların konuşulduğu bir dünyada bu kez aşktan söz edeceğiz. Toplumun büyük oranının, özellikle gençliğin aşk rüyalarını, düşlerini yağmalayanlar hâlâ aramızda dolaştıkları için, popüler kültürün, medya kuşatmasının vb. pek çok faktörün özünden yalıtıp kirlettiği, yozlaştırdığı aşk anlayışının basıncına karşı bir itirazı dillendirmek için de aşktan söz edeceğiz...
... Devamı
|
|
|
| YAZININ TİCARİLEŞMESİ VE DURUŞUN HAYSİYETİ |
|
 |
|
İnsan, sözel iletişim ve kültürünü binlerce yıl sonra yazıya dönüştürdü; insanın bilinci, tarihi ve duyarlığı, asıl yazı ile anlam kazandı.Homeros’tan Yunus Emre’ye süren sözel gelenek, ancak yüzyıllar sonra yazıyla buluşabildi.Yazıyı dışsal, yabancı bir teknoloji olarak gören Platon, yazının, bugünün bilişim teknolojisiyle modern toplumlardaki işlevini ve nasıl ticarileşebildiğini hiç göremedi…
... Devamı
|
|
|
| BAZEN ESKİ KURBANLARDIR YENİ CELLATLAR |
|
 |
|
"Görüyorduk ki bu toplum, kendi evlatlarını, gençlerini, farklı kimlikleri düpedüz -o balıklar gibi-yiyerek yaşıyordu ve insiyatif verdikleri birtakım imtiyazlılar, apoletliler, kolluk kuvettleri ve "derin" camialar, onların verdiği rızayla oluk oluk akan kanla besleniyorlardı; bu kan, bu toplumun öz çocuklarının kanıydı..."
... Devamı
|
|
|
| TÜRKİYE'DE YAZAR ÖRGÜTLERİ VE MİLENYUMDA İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ |
|
 |
|
"Tıpkı devlet gibi, Türkiye’de yazar örgütleri de kendi resmi tarihlerini yazıyor ve statik yapılar oluşturup küçük lobicilik faaliyetleriyle, yazıyı ahbap çavuş ilişkileri ile tüketilecek bir meta, yazarı da bir pazarlama figürü olarak algılayan, ama bu görünümün bile harcını oluşturamayan bir belirsizlikte oturuyorlardı..."
... Devamı
|
|
|
| ZAMANIN VİCDANINA GÜVENMEK |
|
 |
|
"Türkiye, şimdi yeni çağın yeni siyasal dinamikleri karşısında kara kutusunu açmaya ve dünyaya yarı aydınlık yansıyan siluetini artık ağartmaya çalışıyor. Fakat sosyokültürel ve siyasal çehremiz, yeniliklere hoşgörülü bir altyapıyla şekillenmediği için, tartışma kültüründen yoksun bu statik yapı, baskın çoğunluğu oluşturan faşizan güruhuyla reform yanlısı unsurların yenilik-değişim taleplerini tasfiye etmeye çalışıyor."
... Devamı
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
| DUYURU |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|