YILMAZ ODABAŞI WEB SİTESİ   

www.yilmazodabasi.com.tr

Çok şehir, çok beton, az insan...

        ZİYARETÇİ DEFTERİ




   Gönderen

   erdal
   diyarbakır

  02.12.2009 20:20:53

nedendir bilinmez ama bu şehir ürkütür ezelden beri.bu şehirden çıkanlarda öyle...sen bu şehirsin ilkinden sonuna kadar varlığından ölümsüzleşen şiirlerine kadar iyi ki varsın...



   Gönderen

   mustafa vural
   mardin-istanbul

  24.11.2009 23:00:21

sevgiye muhtaç bırakılmış toprağımın saygıya değer insanı, uzun bir zaman oldu, duygularımı nehirlerine salmayalı, yaşıyoruz ki güzel günler umuduyla ama bir yandan da biliyoruz ki biz hep umutluyduk, ancak şu günlere dair sizin de fikirlerinizi öğrendikten sonra yine anladımki umutlarım hep sürülsede başka diyarlara, zorla tozlu rafların ardına kaldırılsada yasaklanmış kitap gibi, ne olrsa olsun insan olmak adına hep yaşatacağım umudumu insanlık için sizin ve sizin gibi insanların sayesinde... --------------------------- Not:Mustafa, vefakar kardeşim, bu mesajın için sana ve aşağıdaki diğer mesajlar için bütün dost ve okurlara sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.Hep varolun, sağolun.../Y.O.



   Gönderen

   gülistan
   Kocaeli

  24.11.2009 16:43:13

daha bugün tanıştım sizinle, yazdıklarınızla, aslında haberdardım varlığınızdan ama nedendir bilmem hiç böyle derinlemesine okumamıştım yazdıklarınızı... tek bir günde bende büyük bi yer edindiniz gerçektende yüreğinize sağlık artık büyük bir takipçinizim sevgiyle kalın..



   Gönderen

   turgut
   istanbul

  23.11.2009 15:31:58

herşey ancak bu kadar anlatılır....yüreğine sağlık...



   Gönderen

   Ersin
   Ankara

  22.11.2009 17:23:45

Merhaba abi,ve tüm okurlar. Gönderilen mailleri okurken umutlandım doğrusu. sizin şiirlerinizi okurken yüreklendiğim gibi... size de okurlara da teşekkürler...



   Gönderen

   gülistan yılmaz
   Diyarbakır

  21.11.2009 09:59:18

sadece şunu yazmak istedm.şiirleriniz gerçektn çok güzel.okurken benm için yazlmş sanki diye içimden geçiriyorm.böyle güzl şiirleri okumamızı sağladığınız için size bütn kalbimle teşekkür ederm.umarm bu msjımı okumuşşunuzdr.okumazsanz bile internet sitenzde yaynlanması bile benm için yeterli..çok teşekkürler..



   Gönderen

   asminnn
   istanbul

  13.11.2009 18:49:17

merhaba su an su yazıyı okudugunuzu bilmek bile benim için bi mutluluk bütün şiirlerinizi tekrar okuyorum bıkmadan her defasında baska anlamlar çıkartıyorum ve lütfen bir kitap daha bekliyoruz.



   Gönderen

   şeyhmus bibgül
   mardin

  11.11.2009 16:49:25

yılmaz odabaşı sen 21. yüzyılın en büyük şairisin saygılar sana ve sanatına...



   Gönderen

   Kayhan Karaman
   İstanbul-HOPA

  11.11.2009 14:15:05

Bugün Yılmaz Odabaşı ile karşılaştım. İşyerimin önünden geçiyordu ve o an ne yapacağımı şaşırdım. Öyle ya bir şeyler demeliydim, bir şeyler yapmalıydım, onu tutucak bir söz, biraz muhabbet edebilme şansı, karşısına geçip kullanacağım cümle çok önemliydi, çünkü bu şans bir kez daha gelmezdi beklide. Radyo programcılığı yaptığım yıllardan bana kalan en güzel yeteneğimi kullandım öncesinde şunu diyim bunu diyim diye karar vermeden tamamen doğaçlama ve anlık tek nefeste bir kelime bombardımanı!! ( keşke hep kelimelerle bombardıman yapılsa ) ve kelimelerin ustasını yine kelimelerle kandırıp bir çay içmeye ikna etmek. Tek solukta kurduğum cümle. -Merhaba Yılmaz ağbi, hayran kelimesinden nefret ederim, ben hayranın değilim ancak hayatımda köklü değişiklikler yapan insanları içimde hep özel kılarım. Daha ortaokuldayken ablamın kitaplığında bulduğum ilginç bir kitap ismini, tek parmak hareketimle elime düşürmemle başladı senle tanışmam. Feride. Herhalde aşkla, siyaseti, hiçliği, sadakati, bağlılığı, isyanı ve kısacası hayatı bu denli özdeşleştiren ve harmanlayan tek kişi olarak başladın ve devam ediyorsun benimle yaşamaya, Sonra üniversitede hem çalışıp hem okuduğum dönemlerde, tüm kitaplarını bir kutu içine koydular ve yüklendim. Bir yıl boyunca taksitler için her posta çekini büyük bir sevinçle ve huzurla yatırmaya gittim. Tek dostum artık radyo ve kitaplarındı, ben sevdiğim bir cümleyi yada kitabı hiç fark etmez onlarca kez okumaktan bıkmam, çünkü her okuyuşumda o kelimeye farklı anlamlar yüklerim ki bunu başarabildiğim tek yazardın. Sonra dostlarımla tanıştırdım seni, onlar hep çok memnun olduk tanıştığımıza dediler ama duymadın sen. Ev arkadaşlarıma verdim kitaplarını okumadılar, yılmadım oturttum karşıma siz okuma özürlüyseniz ben okurum size, herhalde dinleme özürlü olamazsınız diyip onlara saatlerce kitap okudum. Şimdi ise kitaplıklarında eminim birçok kitabın vardır. Her bir hikayeyi yada şiiri okuduğumda hayatımdan bazı kesitlere rastladım ve dostlarımla kıyasladım hah bu tamda ona göre dediğimde hemen mail attım, dedim ki al bu hikayeyi bir oku, benim hayat felsefemi yönlendirmemde büyük rol oynamış bir yazar bu bence beğeneceksin hatırım için on dakikanı ayır ve oku. Her zaman bu maiilerime bir cevap geldi hepsi mail adresimde kayıtlı şimdi, evet Kayhan süper çok sevdim araştırdım başka yazılarını kesinlikle kitaplarını almam lazım. Ben bu sefer kendime bir misyon edindim artık kitaplarını okumaktan çok birilerinle paylaşmak misyonu. Başarılıda oldum eminim birçok kişiye kazandırdım seni, ama bu senin için yapmadım onlar için yaptım çünkü onları seviyordum. Şimdilerde ise kelimelerle oynuyorum. Şiirlerini hikayelerini serzenişlerini alıyorum, katıyorum çıkarıyorum ekliyorum kendime uyarlıyorum ve o kadar özel şeyler çıkıyor ki bence edebiyatta yeni bir çığır açılmalı kelimelerle oynayarak herkes özel saydıklarını kendine uyarlasın böylece paylaşalım büyüyelim bu büyümek bitmesin. Ayrıca bir şeyi daha itiraf etmek istiyorum, ikibinli yılların başları, içimde hep sana ulaşma isteği, çok bir şey istemiyorum, öyle kendini yitirip başkalarına adamış geçici hevesleri olan genç kuşak gibi dokunmak resim çekilmek sizi çoook seviyorum demek değil, sadece oturup iki lafın belini kırmak, sensin yazılarınla dolmuş bir içi yine sana boşaltmak için. Yeğenin Fırat, ona söz vermiştim ama artık üzerine çok zaman geçti ben sözümü tuttum söylemedim, şimdi söylemekte sakınca görmüyorum. Ziyaretçi defterinde yazısını gördüm dayı diye seslenirken sana, mail adresini gördüm ve öyle yaptım böyle yaptım telefon numarana ulaştım, tabi ki nerden aldığımı söylememe sözü vererek. Mesaj attım sana aradığımda müsait olmayacağını düşünerek ve hemen cevap geldi aslında hemen cevap gelmesine şaşırmadım çünkü seni çok iyi tanıyordum cevap yazardın saygı dolu mesajlar ve saygı dolu cevaplar. Şimdi ise karşımdasın ve ben bu anı kaçırmak istemiyorum. Sana yeni bir ilham verebilirim. Yeni bir yazı kaynağı. Kitaplarınla büyümüş bir insanı ne denli değiştirdiğini ve nasılda hayata daha duyarlı hale getirdiğini gelde gözlerinle bir gör. İçerdeyken unuttuğun o bir sigara bir bardak çay nasıl bir şeydi Cevdet diye seslendiğin Cevdet farz etti benim ve sana sigara çay ikram ediyorum. Herhalde yıllarını seninle geçirmiş bir kişiyle on dakika geçirmeye tahammül edersin. Dedim. Arada sırada gülümseyerek arada sırada ise dalarak dinledi beni, sadece dinledi ama çok güzel yazdığı gibi çokta güzel dinledi. Tahmin ettiğiniz gibi kabul ettirdim evet oturduk. Bir şey daha itiraf edeyim, çayı yeni demlemiştim ama bu bayatlamıştır demiş yeniden demledim. Ee her şey biraz daha fazla anı paylaşmak için bunu öğrense de kızmaz Yılmaz ağbim biliyorum. Ama o süre içinde neler konuştuğumuzu yazamam, anlatamam kimseye çünkü söz verdim. Belki son kullanma tarihi geçtiğin de o cümlelerin paylaşırım sizinle cayarım sözümden ama şimdi değil. Ayrılırken ne bir telefonunu istedim ne bir adresini nede başka bir şey. Kitap imzalatma isteğinde de bulunmadım çünkü buna Yılmaz Odabaşı’da dahil hiç kimse Yılmaz ağbinin kitapları üzerinde karalama yapamaz çok değerlidir benim için o kitaplar kan çıkar. Öylece ayrıldı gitti uzaklaştı. Giderken ne kentler yıkıldı nede kuşlar uzaklaştı nede taburlar ayaklandı çünkü biliyorum ki, hayatın bir anından bir yerlerde yine karşılaşacağız beklide benim şehrimde Lazona’da , Hopa’da olur belki de onun şehrinde Diyarbekir’de yada ortada bir yerlerde Ankara’da Kumrular Sokağın’da yada tekrardan İstanbul’un kanatları altında. Mutlaka biryerlerde yine karşılaşacaz. O zaman eyvallah güzel insan saygılar. ( Olayda yaşanan kişiler ve bahsi geçen konuşmalar tamamen hayal ürünüdür. Yaşananlar hayal ama yüreğimden gelen sesler gerçektir. Belki birgün bir yerlerde karşılaşırız da bu sefer bu uyarıyı koymadan yazarım )



   Gönderen

   Merhametli?Londra'dan
   Londra/England

  10.11.2009 15:23:40

YILMAZ arkadaş, Herhangi bir Irk, Din, Meshep, Milliyet, bir Etnik gurubun üyesi değilim. Etnik kimliğim yoktur. Saatte 108 000 bin kilometre hızla dönen bir dünyada yaşıyoruz. Atomlar bizi bir arada tutuyor. Yercekimi filan. Neyse : Anı Yaşayıp Mutlu Olmak ! “Anı yaşayıp mutlu olun! Geçmiş geçti gitti; Gelecek ise hayaldir. Şu an ‘nesnel gerçek’ olan yaşantındır, farkına varıp uyanmış olmandır; ve bilinçlenmendir”… Ailecek Mutluluğunuz daim olsun dostlar, … Esenlikler dilerim.Her an mutluluklar dilerim. Merhametli/Londra’dan.



   Gönderen

   oguz takmaz
   adana

  07.11.2009 21:41:18

merhaba yılmaz abi en içten dileklerimle selamlıyorum seni ,güler zereyle ilgili bir yazı paylaşmıssın çok sevindim güler ablayı birebir tanıyan biriyim hatta bugün hastanede beraberdik ona emegi geçen herkese çok teşekkür ediyordu senin içinde olsun bu teşekkür sitende paylaşmıssın .öyle bir yazmak istedim saygılarımla ve sevgilerimle



   Gönderen

   İlkay Döğer
   Manisa / Soma

  03.11.2009 08:03:24

Sizin Gibi Müthiş Bir İnsanla , Bir Ustayla , Aynı Zamanda Yaşadığım İçin çok mUTLUYUM .. Başarılarınızın Devamı Umuduyla .. Şiirleriniz Çoğaltıyor ßeni .. Hergün Yeniden çoğalacağım Şiirlerinizle ...



   Gönderen

   ismail aslan
   istanbul

  02.11.2009 21:52:36

ustam sitenizi tekrar görmek çok güzel. şiirleriniz bir tutkudur, vazgeçilmez. şahsen her mısrasında kendimi görüyor, kendimi okuyorum... kaleminiz hiç susmasın. kaleminize, yüreğinize sağlık...



   Gönderen

   heval serhat
   mardin

  31.10.2009 21:34:28

vay benim ustadım, nekadar mutluyum, nekadar sevindim bilemezsin. düştük hayatın koşuşturmasına, kendimize vakit ayıramaz olduk derken bugün ilk defa bilgisayarımın başına oturma imkanı buldum uzun uzadıya ve ustadımın sitesine girip bakayım dedim,açılmışmı diye, bir de ne göreyim, ustam yine bizlerle. şad ol güzel ustam,var ol. umarım bir daha karınağrımız olmaz bu tür trajikomik olaylar.umarım bişeyleri değişmiş tıknaz zihniyetli insanların,bu zaman zarfında... tekrar merhaba güzel usatadım kal sağlıcakla,hayatın bir noktasında tekrar görüşebilmek dileğiyle.

Toplam mesaj sayısı : 1091

Sayfa: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [60] [61] [62] [63] [64] [65] [66] [67] [68] [69] [70] [71] [72] [73] [74] [75] [76] [77] [78]


 
      DUYURU

9 Eylül akşamı saat 22.05'te Habertürk Tv'de yayınlanacak 12 Eylül belgeselinde o dönemi ve Diyarbakır Askeri Cezaevi'ni anlatacağım...

 

Açıklama:

1-Referanduma -hiçbir lobi veya partiye biat etmeden- özgür irademle "Evet" tercihim için, Kemalizmi solculuk ilan etmiş  bazı sözde SOSYALİSTLER, CHP'liler, PKK'liler ve MHP'liler hep birlikte bana şaşırtıcı bir tahammülsüzlükle ve saldırmayı sürdürüyorlar. 

Kimi yazılar bir düzey içinde yazılmışlardı ve eleştirel bakma haklarını kullanmışlardı.

 

Fakat Bdp Çizgisinde yayın yapan bir günlük gazetede sırf referanduma "evet" dediğim için, amirlerinin talimatlıyla hakkımda bir sürü yalan uydurmak zorunda kalan Doğan D. adlı icazetli kalemin -her kimse- yazdıklarında saçma sapan yalanları ve iftiraları yeğlemesi, çirkin olmaktan öte hazindi...Yazdıklarında (yıllar önce  şaibeli bir ödülü reddettmem hariç) iddialarının tümü yalandı;"Evet" dememi elbette eleştirebilir, ideolojik veya siyasi bir hesaplaşması da olabilir.Fakat yalanlar, iftiralar sıralayarak değil,  bunu bir düzey ve asalet sınırları içinde veya yazdıklarımı eleştirerek veya çürütürek yapabilmeliydi...Bana birkaç yılda bir pervasızca saldırtılan bu kalemler, Kendilerini yıllardır kişilik haklarım adına bu devletin mahkemelerine şikayet etmediğimi, etmeyeceğimi de biliyorlar.Gazetecilik ahlakından yoksun oldukları için tekzip de yayınlamıyorlar.Bu nedenle Doğan D. adlı zibidiyi yazmak zorunda bırakıldığı yalanları, iftiraları için esefle kınıyorum...

1991 yılında yine bu geleneğin yayınladığı "Yeni Ülke" gazetesinin yayın yönetmeni, tam on dokuz yıl önce o gazetede aleyhime çirkin bir yazı yazdığında, günlerce Diyarbakır'da evimden dışarı çıkamamıştım.Aynı kişi, soyluluk göstererek tam 18 yıl sonra, Ekim 2009'da Almanya Essen Üniversitesi'ndeki söyleşimde, okurlarımın tanıklığında kalkıp özür diledi ve "ben o yazıyı yazmaya mecbur kalmıştım!" dedi.Benzer örneklerle yıllar yılı çok karşılaştım.Ayrıca bu kişiler, daha önce de örneklerine rastladığım gibi mesnetsiz, edepsiz iftiralarla bu denli çirkinleşirken, ben Bdp Seçmeni olduğunu vurgulayan pek çok insandan günlerdir referandumda "Evet" diyeceklerini söyleyen çok sayıda mesaj alıyorum.Çünkü onların vicdanları özgür...Sırtını benim gibi sadece kendine ve vicdanına yaslayamayan, gazetelerinden atıldıklarında birer hiç olabildiklerini çok gördüğüm Doğan D..... gibi  birtakım adamlar, asla BDP seçmeninin vicdanını temsil edemezler! Kürtleri güdülecek bir "sürü" gibi de göremezler.Herkes vicdanında, tercihinde özgürdür.Başta Diyarbakır Kürtler de de istiyorlarsa özgürce evet diyebilmeli, mazlum zalim olmamalı, Bdp seçmenini tehdit etmemeli ve Kürtlerin tercihlerine saygı duyabilmelidir.Sonuçta bu bir seçim veya hükümete güvenoylaması değildir.BDP seçmenleri de "evet" dediklerinde birer AKP'liye de dönüşmeyecektir...

 

II-CNN Turk'teki  5N1K programda söylediklerim, kendimden öte, asla hiçbir lobi, kurum, parti vb.adına değildir.AKP ile uzaktan yakından hiçbir ilişkim, yakınlığım olmadığı gibi, HAK-PAR gibi lobi ve partilerle de hiçbir ilişkim yoktur.Ya da kimilerinin iddia ettiği gibi Kürtler dahil hiçbir camia ya da kurumla, hatta hiç  kimseyle maddi herhangi bir çıkar ilişkim yoktur ve aksi kanıtlanamaz...

 

III-Facebook'ta adımla açılmış sahte bir grupta Fetullah Gülen'in niçin hacca gidip gitmediği gibi tartışmalarla hiçbir ilgim yoktur.Web sitemin linkler butonunda yer alan üçüncü sıradaki linkte, grubun sahte olduğu, o grupla ve orada paylaşılanlarla hiçbir ilgimin olmadığı daha önceleri tarafımdan hem facebook grubumda hem web sitemde açıklandığı halde, o gruptaki saçmalıklarla ilgili şahsımı itham etmeniz, o sahte grubun adımla kurulması gibi bir başka haksızlıktır...

 

IV-Düne kadar Sosyalizmin evrensel değerleri ve argümanlarıyla konuşurken, bugün sadece Kemalizmin statükocu değerleriyle konuşanlar, ordunun imtiyazlarını korumak adına konuşanlar, "sivil mahkeme de olsa Erdal Eren'in yaşını küçültüp asabilirdi," diyenler, beni suçlamadan önce dönüp kendilerine irkilerek bakmalıdırlar...Ben hiçbir zaman bir PKK'li olmadığım gibi, bir Kemalist de olmadım.Bunu kanıtlayacak bir tek cümlemi bulamazsınız.Bana kemalizm adına öfke yağdıran sizler, niçin, hangi hakla sizlere ihanet ettiğimi düşünerek suçlayabiliyorsunuz?Öfkelenmenize ya da sinirden faşist subaylar gibi kitaplarımı yaktığınızı yazmanıza gerek yok, böyle bir hakkınız da yok.Benim çizgim, anlamasını bilenler için hep netti.Fakat sizler pek çok  şeye olduğu gibi, bu konuya da derinlemesine nüfuz edemediğiniz için, beni değil, asıl kendinizi ve zamanın dipfrizinde kalarak 2010'a gelmeyi unutmuş 1970 model ufuksuz, rotasız ve halkların kardeşliği şiarını çoktan unutmuş nasyonal solculuğunuzu suçlamalısınız...(Yılmaz ODABAŞI)

Bu sitedeki yazı, şiir ve görsel materyalleri, kaynak göstermek suretiyle site ve forumlarınızda yayınlayabilirsiniz...

Müzik dinlemek için yukarıdaki müzik butonuna basıp on sn. kadar bekleyiniz...

Yılmaz Odabaşı'nın internet ortamında paylaşılan şiirleri, çok sayıda dil ve yazım yanlışı içermekte ve bazı şiirleri eksik ve/ya adları değiştirilerek paylaşılmaktadır.Bu nedenle şiirlerini, bu sitenin ŞİİRLERİNDEN butonundan okumanızı öneririz...(Webmaster)



















































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































    HİKAYELERİNDEN
    ANILARINDAN
    PORTRELER
    HABERLER
    SÖYLEŞİLER
    BASINDAN
      MULTİMEDYA
   Flash-Animasyon
 
Videolar
 
Fotoğraf-Şiir
  ● MP3 İndir
      GALERİ
   Objektifinden
 
Kişisel fotoğrafları
 
    ZİYARETÇİ DEFTERİ
    NE DEDİLER
    KONUK YAZARLAR
    LİNKLER