Üye Olacağım | Şifremi Unuttum | Aktiv. Emailim Gelmedi

Email Adresi :

Şifre :  

Site Anasayfa | Forum Anasayfa | Kategori Dökümü | Kurallar | Chat | Tavsiye Et | İletişim


Forumda Ara :
Diz :
Forum Hızlı Menu :
    Forum >> Bizden edebiyat >> Karalama defteri
Bu kategorideki ziy.sayısı1 kişi aktif Bu kategoride yeni konu açacağım
02 Nisan 2008 Çarşamba Okunma :Bugün 3 Toplam 3101
Konuyu Takip Listeme ekle Bu konuya cevap vereceğim
Diyaloglar #4249

 


  DENGE


 


-«Burada tek başına ne yapıyorsun canım?»


-«Kitap okuyorum.»


-«Bakayım... Nasıl bir kitap?»


-«Edebiyat üzerine çeşitli denemeler işte. Niçin soruyorsun?»


-«Seni seviyorum hayatım. Her şeyinle ilgilenmek hoşuma gidiyor. Sevdiğin şarkıyı açayım mı bu arada?»


-«Hayır, şimdi dinlemek istemiyorum. Teşekkür ederim.»


-«Neden? Eskisi kadar sevmiyor musun?»


-«Yahu, elbette seviyorum. Sadece şimdi dinlemek istemiyorum. Zaten çok istersem gider kendim açarım.»


-«Bugün ne yapmayı düşünüyorsun?»


-«Sabahtan beridir sıkıldım, şöyle bir yürüyüşe çıkmak istiyorum.»


-«Aaa, ne iyi olur! Bekle hazırlanayım. Ben de geliyorum.»


-«Ama ben kitapçıları filan gezeceğim. Sen sevmezsin ki!»


-«Olsun, sabırla beklerim. Sonra da çarşıya uğrar birlikte gezeriz, fena mı?»


-«Bir arkadaşıma uğramayı, sonra da çay bahçesinde filan oturmayı düşünüyorum. Belki orada çay içerken sakin kafayla gazete okurum.»


-«Tamam, ne içiyorsan bana da ısmarlarsın. Seninle her yere gider, her şeyi paylaşırım. Biliyorsun, seni çok seviyorum.»


-«Tamam canım ama seninki sevmek değil, teslim almak.  Oysa sevmekle boğmak arasında çok ince bir sınır vardır ve hassas bir dengede durur. Lütfen sevdiğin insanın da arada sırada özgürce uçmasına izin ver de, yuvaya seni özleyerek dönsün!!»





temiz kalmış ne bulunur bir çöplükte/ aşk da kirlenir elbet insanla birlikte (Metin Altıok)
31 Ekim 2009 Cumartesi 10:58:27 tarihinde ispendek tarafından düzenlendi


Teşekkür siyaewine,asi_esir,rozanunez,Toplam 6 üyemiz teşekkür etti


muzo (A)
Başlattığı konu-16 : %2
Toplam mesajı-383 : %8
muzo
ESKİŞEHİR
Erkek Yaş:43
Memur
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Konuyu arkadaşına öner Üyenin tüm kayıtları

 

Bu konuya 56 mesaj bırakılmış.
03 Nisan 2008 Perşembe  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4250

Can sıkan diyaloglar, iç burkan monologlar..

Sağolasın muzo arkadaş..





http://www.yilmazodabasi.com.tr
  


     Bu üye Silinmiş
03 Nisan 2008 Perşembe  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4276

yağmur alabildiğine yağarken yüreğimin kıyılarına bir yandan güneş o kadar yağmur damlasını yırtıp kendini kanıtlamaya çalışıyor şiir de öyle birşey olsa gerek o kadar olumsuzluklar içinde bir ateş gibi yüreklere düşüyor. o sıcak yüreklerin dostluğuyla adınız şiir olsun saygılar selamlar





hangi türküye dokunsam ağlamaklı oluyor
hangi şaraba yazılsam üzüm kokuyorsun
   
               ( Hasreti isa )

  

sunacan
Başlattığı konu-3 : %0
Toplam mesajı-212 : %4
sunacan
MUĞLA
Erkek Yaş:49
İşçi
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

03 Nisan 2008 Perşembe  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4319

    İlginize teşekkür ederim sevgili dostlarım! Bu yazıyı yayınlarken tereddütlerim vardı ama beğenileriniz beni rahatlattı. Aslında bu türden epeyce yazı yayınlama düşüncesindeyim. Sadece karşılıklı konuşmaya dayanan farklı bir çalışma olsun istiyorum. Neylan biliyor ama elbette diğer dostlarım bilmez; bugünlerde bir roman yazmaktayım. Bir vefa borcu bu, tıpkı Odabaşı'nın "Şarkısı Beyaz"ı gibi yazılarak ödenmesi gereken bir borç. Hemen hemen tüm vaktimi ona harcıyorum. Yazınca ne olacak ben de bilmiyorum. Romancı olmak gibi bir niyetim yok. Fakat yazıyorum ve kısa sürede içinde de bitecek.
    Yine de aradaki molalarda bu "diyalog" türündeki yazılardan yazarak sizlerle paylaşmak ayrı bir zevk benim için...




temiz kalmış ne bulunur bir çöplükte/ aşk da kirlenir elbet insanla birlikte (Metin Altıok)

03 Nisan 2008 Perşembe 23:50:55 tarihinde muzo tarafından düzenlendi

  

muzo (A)
Başlattığı konu-16 : %2
Toplam mesajı-383 : %8
muzo
ESKİŞEHİR
Erkek Yaş:43
Memur
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

03 Nisan 2008 Perşembe  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4329

 AÇIK SÖZLÜ

 

-«Ayy şekerim, kekin kıvamında olmuş, malzemesi de fena değil ama şekerini az tutmuşsun. Seni tanırım, biraz cimrisindir. Ondan oldu herhalde!»

-«Yaa? Ölçüsünde koyduğumu sanıyordum, demek un biraz fazla kaçınca şeker yetmemiş. Tüh! Kusura bakma artık!»

-«Aaa! Önemli değil. Asıl sen kusura bakma! Ben çok dobra bir insanım, aklımdan ne geçiyorsa karşımdakinin yüzüne söylerim. Arkadan konuşmayı sevmem.»

-«İyi bir özellik tabi. Keşke bizler de olabilsek... Eee? Hafta sonu Neclaların düğününe geliyor musun?»

-«Gelmez olur muyum?»

-«Ben de düğünde giymeye bir takım döpiyes aldım kendime. Sana da göstereyim! Bakalım beğenecek misin?... Bak, nasıl buldun?»

-«Şekerim boyun kısa, döpiyes gitmez ki sana. Şöyle fırfır etekli bir elbise alsan daha yakışırdı. Yani yüzüne söylüyorum, alınma; zaten ahım şahım bir güzelliğin de yok. Kocanın yanında pek şık durmazsın bu halinle.»

-«Öyle mi düşünüyorsun?»

-«Ben açık sözlüyüm, eğriye eğri, doğruya doğru. Bu çocuk da ne asılıp duruyor senin eteğine ayol? Aaa, şımartmışsınız siz bunu.»

-«Demek onu da şımarık buldun?»

-«Öyle canım! Yalan mı? Allah’ın bildiğini kuldan saklamam ben, açık açık söylerim. Bak geçen gün Nevin’in kayınpederini ziyarete gittik. Mide kanseriymiş. Doktorlar işi anlayıp eve göndermiş; “Elimizden gelen bu, Allah’tan umut kesilmez, götürün, evde dinlensin” demişler. Eh, adam nicedir yatıyor, benzi sararmış solmuş. Görsen bir deri, bir kemik. Konuşmaya dermanı yok. Çevresine oğlu, gelini, karısı, kızı toplanmış “bunu da atlatırsın. Hadi hadi bir şeyin yok senin! İyisin” deyip duruyorlar. Çıkıştım bunlara, “ne iyisi be!” dedim “görmüyor musunuz adamın halini?” Sonra hastaya döndüm: “amca ben senin durumunu hiç beğenmedim” dedim. “Valla yalan yok, eğri oturup doğru konuşalım. Canın çekilmiş ayol! Gözaltların çökmüş. Vaden bu kadarmış amca, senin ayağa kalkman bile zor”

-«Sahiden öyle mi dedin?»

-«Ne çekineceğim canım? Açık konuşurum ben. İçimden ne geçiyorsa onu söyledim, yalan yok.»

-«Yahu deli misin? Hastanın durumunu onlar da biliyor elbet. Adamcağıza moral vermeye çalışıyorlar. Öyle denir mi? Bana bak, sen açık sözlü filan değil, tam anlamıyla patavatsızsın. Bu ikisi birbirine çok yakın komşu oturur ama asla görüşmezler. Çünkü biri erdeme dayanan bir dürüstlüğü, öteki kendini bilmez bir densizliği simgeler. Sen bunu ayırt edemeyecek kadar körsen, lütfen bu ayrımı yapabilecek olgunluğa erişinceye kadar biz de görüşmeyelim!»





temiz kalmış ne bulunur bir çöplükte/ aşk da kirlenir elbet insanla birlikte (Metin Altıok)

04 Nisan 2008 Cuma 00:00:43 tarihinde muzo tarafından düzenlendi

  

muzo (A)
Başlattığı konu-16 : %2
Toplam mesajı-383 : %8
muzo
ESKİŞEHİR
Erkek Yaş:43
Memur
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

05 Nisan 2008 Cumartesi  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4367

Sevgili muzo abi ''denge'' diyaloğu güzeldi. Ben okuyunca aklıma ''iyi niyet de bilinçli yapılmadıkça zarar verir'' ilkesi gelmişti.

''Açık sözlü'' diyaloğunda işlediğin konu ise benim de aklımda olan bir sorundu. Yani açık sözlülük tam olarak nedir, ne değildir? Bunu da çok güzel işlemişsin. Çok açıklayıcı olmuş.

 Teşekkürler.                                               

 





http://www.yilmazodabasi.com.tr
  


     Bu üye Silinmiş
05 Nisan 2008 Cumartesi  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4368

Çok sevdiğim bu şiiri de size gönderiyorum muzo abi.

İKİNCİ YÜZÜM

İkinci yüzüm sen gül biraz
Ben ağlayacağım.
Havadan sudan konuş kaygısız,
Ben deli gibi aşık olacağım.
İkinci yüzüm
İşine gücüne bak sen.
Ben şiir yazacağım.
Dosyalar aç,
Tezkere yaz.
Dostlara bile duyurmadan,
Ben öleceğim yine biraz.
İkinci yüzüm
Yolda kaldı iki gözüm,
Ekmek getir bana biraz...
BÜLENT ECEVİT





http://www.yilmazodabasi.com.tr
  


     Bu üye Silinmiş
08 Nisan 2008 Salı  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4399

Ne yazık ki aynı durumu geçenlerde yaşadım.

okumak kolay oluyorda, yaşamak pek zormuş meğer..





Onlardan değilsen eğer sana zalim derler
onlara aldırma Hayyam..
  

lorel
Başlattığı konu-2 : %0
Toplam mesajı-89 : %1
lorel
ANKARA
Bayan Yaş:32
Reklam
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

09 Nisan 2008 Çarşamba  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4424

      Erkintaş kardeşim, yazılanlar hedeflediğim mesajı verebiliyorsa amacına ulaşmış demektir. Notlarından böyle olduğunu anlıyor ve ilgine teşekkür ediyorum. Yaşam hep ikilemlerle dolu. Bu ikilemler bazen birbirine çok uzak, bazen de iç içe girebilecek kadar yakın. Ben diyaloglarda hiç anlatı yapmadan, sadece karşılıklı konuşmalara dayanarak bir fikri, bir sorunu ya da bir açmazı ortaya koymaya çalıştım, sonra yazacaklarımla da buna devam edeceğim. Bana ilginç geldi bu yöntem. Yazdıklarımı kendi yaşadıklarımdan veya çevremdeki  duyduklarımdan yola çıkarak oluşturuyorum. Kadınlara yüklenmek gibi bir çabam yok. Yaşadıklarımız herkes için geçerli.
      Seçtiğin şiir güzel, bana armağan etmen daha da güzel tabi. Galiba Ecevit siyasete girmeseydi iyi bir şair olurdu. Şairlik aynı zamanda iktidarların dayatmalarına karşı bir muhalifliği de gerektirdiğinden ve aynı kişi hem başbakan, hem de iktidara muhalif olamayacağından, eksik kalmıştır onun şiiri.
     Lorel, "aynı durumu geçenlerde yaşadım "dediğinde hangi diyalog doğrultusunda bunu söylediğini anlayamadım. Fakat diyalogların ana temasını kavradığını ve beğendini sezdim. Birlikte nice paylaşımlara ve dostluğa!...




temiz kalmış ne bulunur bir çöplükte/ aşk da kirlenir elbet insanla birlikte (Metin Altıok)

09 Nisan 2008 Çarşamba 00:11:40 tarihinde muzo tarafından düzenlendi

  

muzo (A)
Başlattığı konu-16 : %2
Toplam mesajı-383 : %8
muzo
ESKİŞEHİR
Erkek Yaş:43
Memur
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

09 Nisan 2008 Çarşamba  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4469

    BÜTÜN

 

-«Sabahtan beri türkü dinleyip duruyorsun, sıkılmadın mı bu eski, modası geçmiş köy havalarından? »

-«Türkülerden sıkıldığımı hiç hatırlamıyorum. Hem modayla ilgisi olan bir müzik değil bu; bizim kültürümüzün en büyük miraslarından biri. »

-«Şimdilerde kimse dinlemiyor ama... »                  

-«Olabilir. O senin fikrin. Dinlenmese bu kadar yaşamazdı herhalde. Ben küçük bir çocukken de, bir lise delikanlısı iken de hep bu müziği sevdim. Bugün de aynıyım. Neşet Ertaş, Ali Ekber Çiçek, Musa Eroğlu, Nida Tüfekçi gibi ozanları, Ümit Tokcan, Nezahat Bayram, Yıldız Ayhan gibi sanatçıları dinleyerek büyüdüm. Çoğunun adını bile duymamış olabilirsin. Yaşamımın hiçbir döneminde diğerlerinin ne söylediği, albümlerinin ne kadar sattığı ya da kliplerinin nasıl olduğuyla ilgilenmedim. Ben modasız yaşamayı seviyorum. »

-«Amaaan, “çeşme suyu, pınar başı, dam üstü...” ne bunlar şimdi? Anlamı var mı? »

-«Dinleyende bir çağrışım uyandırıyorsa anlamı vardır elbet. Bana doğup büyüdüğüm yerleri, ekin ve tütün tarlalarını, üzüm bağlarını, tepe yamaçlarına inen yaz yağmurlarını, ıslanmış toprak kokusunu, babamın terini, anamın ekmeğini hatırlatıyor. Memleketime götürüyor belki. »

-« “Memleketim memleketim” dediğini de gördük. Bırak Allah aşkına! Küçücük bir kasaba, ortasında da tek bir caddesi var, git-gel aynı. İnsan sıkıntıdan patlar orada. »

-«Orada yaşayanlara bir şey olmadığına göre, başka kimseye de olmaz. O senin kuruntun. Anılarım var o yerlerde. Okula gittiğim sokaklar,  kaldırımlara yapraklarını döken ulu ağaçlar, top oynadığım boş arsalar; elma, portakal, kereviz, pırasa ve lahana kokan pazar yerleri; rüzgarda uğuldayan çam ağaçları... Bunlar benim için bir anlam taşıyor. Üstelik akrabalarım da orada. »

-«Tabi, ne demezsin? Dedikoducu teyzen, arkandan fırıldak çeviren amcan, yıllardır “öldün mü kaldın mı, halin nicedir?” diye sormayan dayın, haa bir de iğneli laflar etmeyi iyi bilen annen var.»

-«Sen daha mutlu bir hayat istiyor musun?»                                                  

-«İstiyorum, ne yapmalıyım?»

-«Beni terk et! Rahatlarsın. Bak, ben başka bir gezegenden gelmedim, kasaptan aldığın et ve kemik yığını hiç değilim. Yaşadığım memleketle, arkadaşlarımla, akrabalarımla; sevdiğim şarkılarla, türkülerle; okuduğum kitaplarla, konuştuğum dille, hatta beğendiğim yemeklerle bir bütünüm bütün!.. Anlıyor musun? Bana ait olan hiçbir şeyi sevemiyorsan, gerçekte beni tek başıma nasıl sevebilir, o değerlerden nasıl ayıklayabilirsin? Ya da sevdiğini söylüyorsan ne kadar inandırıcı olabilirsin, bunu da ben anlamıyorum.»





temiz kalmış ne bulunur bir çöplükte/ aşk da kirlenir elbet insanla birlikte (Metin Altıok)

09 Nisan 2008 Çarşamba 23:26:45 tarihinde muzo tarafından düzenlendi


Teşekkür rozanunez,Toplam 1 üyemiz teşekkür etti
  

muzo (A)
Başlattığı konu-16 : %2
Toplam mesajı-383 : %8
muzo
ESKİŞEHİR
Erkek Yaş:43
Memur
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

09 Nisan 2008 Çarşamba  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4471

Sevili muzo abi bu diyalogda da herhalde başka dünyaları anlayamamaktan kaynaklanan küçümsemeyi ve karşımızdakini bir bütün olarak kabul etmenin gerekliliğini çözümlemişsin.

Sormadan geçemeyeceğim Yılmaz Erdoğanın ''Haybeden Gerçek Üstü Aşk'' oyununu izledin mi? Ben bu diyalogları okurken Yılmaz Erdoğan ve Demet Akbağ o oyundaki gibi oyunucu olup senin yazdıklarını canladırıyorlar zihnimde.

Bu arada sitedeki pencerene koyduğun resim senin bu sitedeki ahvalini yansıtmış.





http://www.yilmazodabasi.com.tr
  


     Bu üye Silinmiş
11 Nisan 2008 Cuma  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4543

      Bahsettiğin oyunu izlemedim ama böyle bir ipucu bırakınca merak ettim doğrusu. Acaba nasıl bir benzerlik var? Ortak olan ve çağrışım uyandıran şeyler nelerdir? 
      Evet, kişinin bütün olduğunu anlatmaya çalıştım. Düşün; bir kız arkadaşın olsun, memleketini kastederek sana "sen oralı mısın?" diye sorsun ve orayı hiç beğenmediğini söylesin. "Bunu mu giyiyorsun? Aa, bunları mı dinliyorsun? Onu mu okuyorsun?" diye sıralayarak küçümseyen bir imada bulunsun. Eh, seni de çok sevdiğini söylesin. O zaman gerçekte ne kadar inandırıcı olabilir acaba? Oysa insan taşıdığı tüm kültürel değerlerle, geldiği etnik kökenle, inançları ve sevdiği her şeyle bir bütündür.
      İlk kullandığım karanfil resmi sitedeki arıza nedeniyle silinmiş. Ben de ondan sıkılmıştım  ve değiştirmeyi düşünüyordum zaten. Kuşlardan bir resim düşündüm, beğenmedim. Atlar hoşuma gitti. Bir tane daha vardı, denizin dalgalarına karşı koşuyordu. Ama ben bu resmi tercih ettim. Sence, resimle benim halim arasında nasıl bir bağ var? Ben anladığımı düşünüyorum ama yine de senin kendi sözcüklerinle anlatmanı isterim. Acaba doğru mu tahmin etmişim?




temiz kalmış ne bulunur bir çöplükte/ aşk da kirlenir elbet insanla birlikte (Metin Altıok)

11 Nisan 2008 Cuma 19:14:20 tarihinde muzo tarafından düzenlendi

  

muzo (A)
Başlattığı konu-16 : %2
Toplam mesajı-383 : %8
muzo
ESKİŞEHİR
Erkek Yaş:43
Memur
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

12 Nisan 2008 Cumartesi  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4560

Abi sen bu sitede, bu atın bu sahilde koştuğu gibi koşmuyor musun?

''Haybeden Gerçek Üstü Aşk'' oyununu izlemediysen özellikle bu diyalogların için tavsiye ederim.

Bu oyunda da bir kadın ve bir erkek sürekli bir çatışma içerisindedir. Oyun bu ikili ve bunların çelişkileri üzerine kuruludur. Bu diyaloglarda da böyle bir durum olunca bende böyle bir çağrışım meydana geldi.





http://www.yilmazodabasi.com.tr
  


     Bu üye Silinmiş
12 Nisan 2008 Cumartesi  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4568

     Ben daha çok atın yalnızlığına  ve sahilde özgürce koşturmasına hayran olmuştum. Özgürlük, benim için en yüce değerdir. İnsan kendinde olmayanı ararmış. Nedeni de bu galiba.
     Belki başka benzerlikler de kurulabilir. Örneğin ben günlük yaşamımı da böyle tek başıma sürdürmekteyim. Fakat buna aldırmıyorum. Çevremde sayısal bir kalabalığa da ihtiyacım yok. Frekanslarımızın tuttuğu birkaç gerçek dost yeterlidir. Koşmaya gelince; bunu bilemiyorum. Site içinde kendimi değerlendirebilecek durumda değilim. Elimden geldiğince bir şeyler yazmaya, sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Şiirlerim önceden yazılmış, bazıları dergilerde yayınlanmıştı ama diyalogları bu site için oluşturdum. Özgün yani...  Genelde ilgimi çeken başlıklar altında yazmaktayım. Her konuya katılmak, her söylenene bir yorum yapmak gibi bir alışkanlığım da yok. Aslında daha çok yazabilirim ama başka çalışmalar da yaptığımdan zaman bana yetmiyor. Hem sık yazarak arkadaşları bıktırmak ve sürekli göz önünde bulunmak da istemem.




temiz kalmış ne bulunur bir çöplükte/ aşk da kirlenir elbet insanla birlikte (Metin Altıok)

13 Nisan 2008 Pazar 19:52:58 tarihinde muzo tarafından düzenlendi

  

muzo (A)
Başlattığı konu-16 : %2
Toplam mesajı-383 : %8
muzo
ESKİŞEHİR
Erkek Yaş:43
Memur
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

12 Nisan 2008 Cumartesi  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4570

Muzo, ilk satırını okuyunca nedense Lacivert Dergisin'de Yılmaz Odabaşı ile yaptığın söylesi geldi aklıma, Yılmaz Odabaşı'ın evlilik ve özgürlük üzerine söyledikleri.. Bu şefkatli bağ yumuşak zincirlele sarıyor sanıyorum bizi ama zincir zincirdir yine de.. Ve eklemiş Sevgili Yılmaz Odabaşı zincirin katlanılabilir halkasını Şahan'ı..

Yazdıklarını zevkle takip ediyorum muzo, az akan bi çeşmeden, kana kana içmek gibi oluyor senin bu az ve öz yazmaların..

Bütün çok güzel olmuş sahiden, bana ait şeyleri beni ben yapan şeyleri sevmeden beni nasıl sevebilirsin?  Bi camın arkasından bakmak gibi camı seviyorsun ama camdan bakınca gördüklerini değil çok ilginç bi sevmek anlayışımız var..





http://www.yilmazodabasi.com.tr
  


     Bu üye Silinmiş
12 Nisan 2008 Cumartesi  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4578

Maalesef Muzo arkadaşımızın 'Bütün 'yazısında ki çiftten okadar çok var ki toplumda :( günlük yaşantımızda benzer diyalogları sıkça duymaktayız kültür çatışması vs konulardan çok insanların hayata bakış açısı önemli yani bana göre çiftlerin birinin derin diğerinin sığ olması hayatı zehir eden... muzo arkadaşımızın yazılarını zewkle okuyorum yüreğine sağlık...





[Resim]

Ne Diyabakır anladı beni,ne de SEN

Oysa ne çok sevdim ikinizi bir bilsen

 

  

kewok
Başlattığı konu-5 : %0
Toplam mesajı-162 : %3
kewok
KIRŞEHİR
Erkek Yaş:36
Ögretmen
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

13 Nisan 2008 Pazar  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4605

     Yanılmıyorsam yazdıklarıma ilk kez bir yorum getiriyor, ayrıca olumlu buluyorsunuz, (yanılma payım saklıdır). Moral verdiniz,  bu nedenle iki kez teşekkür ediyorum.
     Diyaloglarımın yalnızca eşler arasında geçiyor gibi algılanması, konularımı dar bir alana sıkıştırır. Aslında yapmak istediğim tam olarak bu değil. Amacım, toplumun değişik katmanlarından, farklı sınıflardan insan profillerini bazı konular etrafında karşı karşıya getirerek görüşler öne sürmek, diğer taraftan karşı çıkmak, biraz okurun aklını karıştırmak, sorgulama veya kıyaslama yapmasını sağlamak... Konuşanlar sevgili de olabilir değil mi? Siz "çift" demişsiniz, olabilir, geneldir.
     Bundan sonraki diyalog yazılarımın daha farklı insan tipleri arasında geçmesine dikkat edeceğim.




temiz kalmış ne bulunur bir çöplükte/ aşk da kirlenir elbet insanla birlikte (Metin Altıok)
  

muzo (A)
Başlattığı konu-16 : %2
Toplam mesajı-383 : %8
muzo
ESKİŞEHİR
Erkek Yaş:43
Memur
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

14 Nisan 2008 Pazartesi  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4622

Ewet haklısınız ilk kez yorum yaptım ama hep okurum yazılarınızı...önemli olan msjların verilmesidir çift,iki arkadaş ya da iki yabancı olması önemli değildir...eşler arasında malzemenin bol olması diyalogta buna itmiş olabilir sizi:)





[Resim]

Ne Diyabakır anladı beni,ne de SEN

Oysa ne çok sevdim ikinizi bir bilsen

 

  

kewok
Başlattığı konu-5 : %0
Toplam mesajı-162 : %3
kewok
KIRŞEHİR
Erkek Yaş:36
Ögretmen
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

14 Nisan 2008 Pazartesi  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4623

      KİTAPÇIDA

 

-«Kolay gelsin! Ben şiir bölümüne bakmak istiyordum, hangi tarafta acaba?»

-«Şurda, sağ bölümde ama fazla çeşit kalmadı elimizde.»

-«”Çeşit” öyle mi? Gömlek, pantolon gibi yani. Neler var peki?»

-«Abi, hemen göstereyim; şurada İbrahim Sadri var, çok tutuluyor bugünlerde. Ahmet Selçuk İlkan var, olmadı Sezen Aksu, Şebnem Kısaparmak, Yılmaz Erdoğan, hatta Bedirhan Gökçe de bulunuyor. Çeşitlerimiz daha çoktu ama şimdilik bu kadar kaldı.»

-«Peki şairlerden kimse yok mu?»

-«Var, işte bunların hepsi şair, kitap da çıkarmışlar abi!»

-«Kardeşim, biri şarkıcı, biri şovmen, öteki oyuncu, beriki sunucu. Hangisi şair söyler misin?»

-«Şimdi şöyle bir durum var, hemen açıklayayım; daha önce o sanat kitaplarından getirmiştik ama pek gitmedi be abi! İşte böyle sizin gibi birkaç meraklı soruyor, o kadar. Genelde televizyondan, şurdan burdan şiir okuyanları gören insanlar gelip o kişinin kitaplarını soruyorlar.»

-«Reklam geçerli yani.»

-«Tabi, reklamsız su bile satamazsın abi. Bir de şu bölümde kişisel gelişim kitapları var, çok tutuluyor»

-«Kardeşim, bir “tutulma” lafıdır kaptırdın gidiyorsun, nedir bu? Modalık elbise mi? Şu “kişisel gelişim” dediğin “Stresi Yenmenin Yolları”, “iş Dünyasında Başarının Sırrı”, “Etkili Konuşma Sanatı” filan değil mi?»

-«Evet, çok satıyor.»

-«Yazılanları uygulayarak kendini aşan kimse var mı?»

-«Valla, orasını bilemiyorum.»

-«Yalnızca güncelin, tutulanın, çok satanın ticaretini yaparak, nitelikli olanı geri plana atmak doğru bir davranış değil bence.»

-«Haklı olabilirsiniz belki ama burada benim yerime siz olsaydınız, şu dükkanı yürütebilmek için kazanmak zorunda olduğunuzu görürdünüz. Çünkü ekmeğini elde edebilmek, ayakta kalmanın ön şartıdır.»

-«Tamam kardeşim, öyleyse hepsinden getir. Yani ben senin sunduğun saçmalıkları alıp okumak zorunda mıyım? Herkes ticari olarak düşünürse bu ülkenin dili, kültürü, sanatı, edebiyatı nasıl gelişecek? Sonraki nesillere ne bırakacağız? Şarkıcıların kitaplarını mı? Merak etmeyin, onlar sahiplerinden daha az yaşarlar.»

-«Abi, siz sinirlendiniz! Haydi oturalım da birer çay içelim. Siz de bana istediğiniz kitapların listesini verin, haftaya getirteyim.»

-«Anlaştık, öyleyse iki şekerli olsun! Ve yalnız benim için değil, herkes için kıymetli kitaplar getirmelisin!»

-«Bence de anlaştık. Herkese hitap edebilmek en güzeli tabi. Hüseeyiiiin! İki çaaay!..»  





temiz kalmış ne bulunur bir çöplükte/ aşk da kirlenir elbet insanla birlikte (Metin Altıok)

05 Mayıs 2008 Pazartesi 11:00:14 tarihinde muzo tarafından düzenlendi


Teşekkür laz_kizi,lorel,kewok,Toplam 4 üyemiz teşekkür etti
  

muzo (A)
Başlattığı konu-16 : %2
Toplam mesajı-383 : %8
muzo
ESKİŞEHİR
Erkek Yaş:43
Memur
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

14 Nisan 2008 Pazartesi  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4624

Muzo aradığını bulamamak küçük yerin büyük derdi olsa gerek..

Şu bahsettiğin şair! tafyasından benden hoşlanmıyorum bir de şair diyince bunlar akla gelmiyor mu? Sahiden deliresim geliyor.. Aaayy bende çok severim şairleri hele şepnem kısaparmak.. Oysa saçma sapan ağlak muğlak bi edebiyat..

Senin yazılarını okurken gülümseyerek üzülüyorum. Bir de bu yazında madalyonun diğer tarafını da çevirmişsin güzeldi gönlüne sağlık :)





http://www.yilmazodabasi.com.tr
  


     Bu üye Silinmiş
14 Nisan 2008 Pazartesi  
Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı #4664

Muzo arkadaş bu sitedeki insanların çoğu Kitapçıda aynı diyalogu yaşamıştır...güzel bir yazı olmuş eline sağlık...M.uzun ya da yılmaz odabaşı istediğimizde spariş oluyo genelde çünkü ne yapsın çok fazla soran olmuyo!tabiki nadir kitapçılar da (mesela kırşehir de Gül kitapevi)durum tam tersi nitelik aranır ama ekonomisi hep zayıftır :( olsun her şeyin bir bedeli olacak...onurlu yaşamak kolay değil...





[Resim]

Ne Diyabakır anladı beni,ne de SEN

Oysa ne çok sevdim ikinizi bir bilsen

 

  

kewok
Başlattığı konu-5 : %0
Toplam mesajı-162 : %3
kewok
KIRŞEHİR
Erkek Yaş:36
Ögretmen
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları


[1]
2 3
Bu konuya cevap yazabilirsiniz

                                                  

Bazı istatistiksel değerler 15 dakikada bir güncellenmektedir.Güncellenmeye 15 dakika kaldı.
 Derece  Konu  Mesaj  Aldığı Teşekkür
Muzo (A)
Birpencere
Asi_esir
Sunacan
İspendek
Asi_esir  %9
İspendek  %8
Birpencere  %5
Aylakadam  %4
Garip  %3
Muzo (A)  %2
Muzo (A)  %8
Birpencere  %6
Asi_esir  %5
Sunacan  %4
Kewok  %3
Laz_kizi  %3
Muzo (A) 371
Birpencere 114
İspendek 108
Asi_esir 101
Sunacan 97
Yilmaz (A) 71
Bugün giriş yapanlar :
En yeni üyelerimiz :
Meyra , Benjamin84 , Ronyaciya , Piraye , Mawiumut , Canfel , Agitt_amed , Shwan , Ugur , İlayda , Serife , Evin , Burju , Sanatzen , Fearleess ,
Bugün doğan üyelerimiz :
Patasana , 1 üyemizin bugün doğum günü ;Doğum gününüz kutlu olsun.
Semboller Aktif Konular & Son Konular Diğer İstatistikler
Yeni Konu açamazsınızYeni konu Açamazsınız
Konu Açabilirsiniz Yeni konu açabilirsiniz.
Cevap yazabilirsiniz Konuya cevap yazabilirsiniz.
Konuya mesaj yazılamaz Konu kapalı konuya cevap yazamazsınız.
(M) Moderatör
(A) Admin
(SA) Son Admin
Kürdüz, türküz, ermeniyiz
Forumun kapanması hk.
Sadece konuşuyorum
Denediğim denemeler
Kukla ve kuklacılık tarihi
Yüzler,maskeler,kötülükler,farklar...
Beğendiğimiz fotoğraflar
Bugün hangi şiir sizi anlatıyor?
Unutulmaz replikler
Okuduğum kitaplar
Ana kategori :7
Alt Kategori :26
Toplam Konu :575
Toplam Cevap :4607
Online Üye :0
Misafir :4
Toplam :4

www.yilmazodabasi.com.tr/forum | dlby@mail.ru | © 2010


Üye Sayımız :280 | Bugün :34 | Bugün Çoğul :701 | Toplam Tekil :9601 | Toplam Çoğul:446951 | İp No :38.107.191.108