|
YILMAZ ODABAŞI’DAN BAKANLIĞA RED
“Yılmaz Odabaşı, Türkiye`nin iç barışın sağlanmadan, ötekileştirilmiş yurttaşları ve yazı adamlarından özür dilemeden yüzünü çağdaş dünyaya dönemeyeceği belirterek, `Kültür Bakanlığı`nın biletiyle bir yerlere gitmeyi reddediyorum, dedi.”
Kültür Bakanlığı`nın Frankurt Kitap Fuarı kapsamında Essen Üniversitesi`nde düzenlediği Türkçe-Almanca okuma etkinliklerine katılmayacağını açıklayan Şair-Yazar Yılmaz Odabaşı, Türkiye`nin iç barışın sağlanmadan, ötekileştirilmiş yurttaşları ve yazı adamlarından özür dilenmeden, yüzünü çağdaş dünyaya dönemeyeceği belirterek, `Kültür Bakanlığı`nın biletiyle bir yerlere gitmeyi reddediyorum. Bunun, Sabahattin Ali`den Musa Anter'e, Can Yücel`den Aziz Nesin`e sürdürülen linç kültürüne karşı bir vefa ve geleneği bozmayan bir duruş olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum` dedi.

Kültür Bakanlığı`nın Essen Üniversitesi`nde düzenlediği Türkçe-Almanca okuma etkinliğine katılmayacağını açıklayan Odabaşı, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Odabaşı açıklamasında şunlara yer verdi: `Kararımın Kemalist lobilerle ilgisi yok. Organizasyonu yapan Kültür Bakanlığı ilgilileri ile Frankfurf Kitap Fuarı İstanbul Ofisi`ne herhangi bir açıklama yapmadım. Bu kararımın, Cumhuriyet Gazetesi`nin bazı Kemalist yazarlarla yürüttüğü kampanyalarla ve bu fuarı bile CHP-AKP hesaplaşmasına dönüştüren bazı Kemalist yazar lobilerinin koordineli çalışmalarıyla hiçbir ilgisi yoktur. Bu kararımdan kimsenin de önerisi, telkini değil, kendi vicdanım sorumludur. Benim reddettiğim, CHP`nin hükümet olmaması veya AKP değil, bütün kurumlarıyla Cumhuriyet dönemi boyunca yazı ve düşünce adamlarından özür dilememiş devlet ve yazıya, ifade özgürlüğüne yönelik linç geleneğidir.
Türkiye`nin iç barışını sağlamadan, ötekileştirilmiş yurttaşları ve yazı adamlarından özür dilemeden yüzünü çağdaş dünyaya dönemeyeceğine inanarak geleneği bozmayıp, Kültür Bakanlığı`nın biletiyle bir yerlere gitmeyi reddetmemin, Sabahattin Ali`den Musa Anter`e, Can Yücel`den Aziz Nesin`e sürdürülen linç kültürüne karşı bir vefa borcu ve geleneği bozmayan bir duruş olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Pamuk`un konuşması anlamlıydı
Frankurt Kitap Fuarı açılış konuşmasında Orhan Pamuk`un Türkiye`de düşünce ve ifade özgürlüğüyle hakkındaki vurgularını anlamlı bulduğunu ve desteklediğini ifade eden Odabaşı, `Türkiye`de düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda kaygı verici yaptırımlar var. Yargılanan yayıncı ve yazar arkadaşlarımız var. Halen Türkiye`de süreli yayınlara da, yazarlara da birçok baskı uygulanıyor. Bazı dergiler, gazeteler matbaalarda toplatılıyor. Güneydoğu`da yeniden Olağanüstü Hal uygulanması tartışılıyor, cezaevlerinde işkenceyle insanlar öldürülüyor. Bu ülkede kurumlar ve devlet, totaliter çehresini giderek sertleştiriyor ve Türkiye, askeri darbenin gerekmediği bir faşizme evriliyor. Güneydoğu seyahatimde de bunun kanıtlarını, her tür baskı biçiminin toplum tarafından nasıl kanıksandığını gördüm` dedi... Ekim 2008 (Basın)
Gazeteler...
----------------
Şair Odabaşı Frankufurt Kitap Fuarı'nı protesto etti
Türkiye’deki hak ihlallerinin devam ettiğini belirten şair Yılmaz Odabaşı, Frankfurt Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen etkinliklere katılmama kararı aldı. Odabaşı kararının gerekçesini Alman yetkililere de iletti
Şair Yılmaz Odabaşı, 17 ekimde Almanya Hannover’de Kargah Kültür Merkezi ve Bildung Eğitim Dernekleri’nin, 26 Ekim’de ise Raul Bölgesi’nde Essen Üniversitesi’nde Frankufurt Kitap Fuarı etkinlikleri kapsamında Kültür Bakanlığı’nın düzenlediği Türkçe-Almanca okuma etkinliklerine katılmayacağını açıkladı.
‘ÖTEKİ’ İLE ÖNCE BARIŞ • Odabaşı, katılmama gerekçesini şu sözlerle açıkladı: “Bu ülkede son ‘öteki’ ve son yurttaş devletiyle barışıncaya kadar kendi adıma bu devletin biletiyle hiçbir yere gitmemem gerektiğine inanıyorum. Hannover’deki etkinliğe katılmamamla ilgili bizzat açıklama yapmam gerektiğini bildiren Alman kurumlarına yaşadığım ülkenin iç sorunları ve bu sorunlarının bir yazara yüklediği kaygı ve sorumluluklar adına bu etkinliğe katılmama kararı aldığımı bildirdim ve Kültür Bakanlığı tarafından alınmış uçağa binmeyerek adıma alınmış bileti de yakmış sayıldım...”
LİNÇ KÜLTÜRÜNE BİR BORÇ • Organizasyonu yapan Kültür Bakanlığı ilgilileri ile Frankfurf Kitap Fuarı İstanbul Ofisi’ne herhangi bir açıklama yapmadığını söyleyen Odabaşı, “Bu kararım, Cumhuriyet Gazetesi’nin yürüttüğü kampanyalarla ve bu fuarı bile CHP-AKP hesaplaşmasına vesile kılan bazı Kemalist lobilerin koordineli çalışmalarıyla hiçbir ilgisi yoktur. Türkiye’nin iç barışını sağlamadan, ötekileştirilmiş yurttaşları ve yazı adamlarından özür dilemeden yüzünü çağdaş dünyaya dönemeyeceğine inanarak geleneği bozmayıp, Kültür Bakanlığı’nın biletiyle bir yerlere gitmeyi reddetmemin Sabahattin Ali’den Musa Anter’e, Can Yücel’den Aziz Nesin’e sürdürülen linç kültürüne karşı bir vefa borcu ve geleneği bozmayan bir duruş olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum” dedi.
DURUM KAYGI VERİCİ • Frankurt Kitap Fuarı açılış konuşmasında Orhan Pamuk’un Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğüyle hakkındaki vurgularını desteklediğini söyleyen Odabaşı, şöyle devam etti: “Halen Türkiye’de süreli yayınlara birçok yaptırım uygulanıyor; örneğin, Nokta Dergisi’nin maruz kaldığı baskın, yakın tarihimizde vahim bir kara lekedir... Halen bazı dergiler, gazeteler matbaalarda toplatılıyor, Güneydoğu’da yeniden Olağanüstü Hal uygulanması bile tartışılıyor, cezaevlerinde işkenceyle insanlar öldürülüyor; bu ülkede kurumlar ve devlet, totaliter çehresini giderek sertleştiriyor ve Türkiye, askeri darbenin gerekmediği bir faşizme evriliyor.”
TARAF’I ÖRNEK GÖSTERDİ • Bu kaygı verici yaptırımlara son örneğin Taraf Gazetesi’nin haberleri olduğunu söyleyen şair Yılmaz Odabaşı, “Taraf’a yayın yasağı konulması dahil, Genelkurmay eli ile sivil saçaklara yönelik ve çağdaş ülkelerde izine rastlanmayan yaptırımlar devam ederken, bu devletin yüzünü Avrupa’ya dönerek kültürel, yazınsal anlamda da temsil hakkı kanımca meşru değildir... Ayrıca, yapıt olarak Türkiye’nin yazınsal çehresi Almanya’da gereğince temsil edilmediği gibi, Yaşar Kemal’den Ahmet Altan’a, bu ülkede yaygın okunan, kabul görmüş pek çok yazarın da bu fuara icabet etmemeleri, fuarın kişiler bazında da aslında yeterince temsil edilmediğini somutluyor. Bu yüzden yapıtlarımızın dünya dilleri ve ülkelerinde tanıtımı, yayınlanması, eskiden olduğu gibi yine birtakım ajanslarla mümkün olacak. Bu konuda devletin bir şey yapmayacağı Frankfurt Kitap Fuarı ile bir kez daha açık seçik anlaşılmıştır.”
http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=5&ArsivAnaID=48482
|