YÜZÜMÜZ PASLANACAK | YILMAZ ODABAŞI WEB SİTESİ


   YÜZÜMÜZ PASLANACAK
      20.12.2009 tarihinde yazılmış ve 3037 kere okunmuş.

                                                     Y Ü Z Ü M Ü Z   P A S L A N A C A K 

        

            I

         Bir uğultu ummanı işte akıp gittiğim, bana biraz su verin. Her gece yatağını ıslatan ve matematik bilmeyen çocuklar gibi büyüdüğümü biliyorum.  

 

         Daha babalar eksik, çocuklar ıslak...

 

         Esmerliklerini ve bütün öpüşmelerini ak döşeklere taşıyor kadınlar; duâ ediyor kimileri, tenlerinde lekeler... İşte akşam ve kir aynı hızla büyüyor, eli kınında deliliğimin!

 

        Bu gece, bu kentte, bu kederle bana biraz su verin; yoksa yüzümüz paslanacak...

 

        /Sizin yüzünüz paslanmış bu nasıl Anadolu?/

        

         II

         Ve gök konuştu: -dağlara bakıyorum; çünkü ben en iyi, en yakın dağlara bakıyorum, kentlerle sürüncemede...Şair, hoşgör hırçınlığını, didişme; güller bile kurutulurken mevsiminde...

 

         Senin ölülerini mezarlar örtüyor, bedenini yıkımlar, ben hepsini örtüyorum; konuşmasam o yıkımlar diliyle...

             

         III

         Biz o bildik coğrafyada kalalım.Bu merhaba, rengi güzel, işte oralarda kalalım; bir yere kaçmasın kavgadan ellerimiz!

 

         Sesine bir Anadolu kat, gülümsemeyi somurtma…

            

        İnsanlar bir gün tanrıları unutur belki; ama insanlar sevişmeyi unutursa yüzümüz paslanacak.

 

         Ellere ne bu sevmek, bu koşmak, bu coşmak benim! Şiir yazıyorsak, şiir yazalım. kentler yağmalanıyor usulca dağlara yaslanalım; yoksa yüzümüz...    

      

         Sevgilime önce ellerimi tutmayı öğretiyorum; ellerimi tut sevgilim, yüzümüz paslanmasın.

 

         Bir şiir yaz yaylalara salalım yoksa bu nasıl Anadolu?

              

        /Sizin yüzünüz paslanmış bu nasıl Anadolu?/

 

 

                                         Yılmaz Odabaşı /1985, Diyarbakır

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İNGİLİZCE ÇEVİRİSİ:

                                  

OR ELSE OUR FACES WILL RUST
                               

I

 

it is nothing but a sea of wuthers that carries me, give me some water. I
know I grew up like kids who wet their beds every night, kids that were
no good at math. the fathers are absent, the kids are wet...

 

the women take their almond skin and their kisses to snow-white beds;
some pray, stains on their skin... there the night and the dirt are
growing at par, my insanity’s impatient hand is at its scabbard.
tonight, here in this city, with this sorrow inside me, give me some
water, or my face will rust! I bet.

 

/ your faces are all rusty, alas, what kind of Anatolia is this?/ 

 

II

 

and the sky spoke: I am looking at the mountains; and I am looking at
the best, the nearest mountains. lingering by the city...

 

 

poet, pardon your anger, don’t quarrel; don’t you know there’s a season
even for drying roses. there are graves over your dead, ruins cover your
body, stones fill in... I cover all. I speak with the tongue of the ruins, if
only I didn’t...

 

III

 

let’s stay on familiar geography. this hello, nice color, let’s just stay
thereabouts, don’t let our hands run away from the fight; give your
voice an Anatolian ring, don’t frown as you smile...

 

people may forget the gods one day; but our faces will rust if we forget
how to make love!

 

*

 

what’s it to others: this loving, this running, this enthusiasm is mine!

if we are writing a poem, let’s write.

they are ransacking the cities

let’s lean on the mountains a little;

or our faces...

 

first I am teaching my love to hold my hands.

hold my hands my darling so that our faces don’t rust...

write a poem, let’s spread it out on the plateau

otherwise what kind of Anatolia is this?

 

/ your faces are rusty; alas, what kind of Anatolia is this?/

 

 Translator(s): Suat Karantay, Yasemin Tuksal
 

  

  Yazdır Facebook'ta Paylaş Arkadaşına Gönder ŞİİRLERİNDEN





      DUYURU

ŞARKISI BEYAZ


3. Baskısı çıktı!
(Roman, 265 sayfa-Nemesis Yayıncılık)



KONUŞSAM SESSİZLİK GİTSEM AYRILIK


5.Baskısı çıktı!
(Bütün şiirleri:1.kitap/120 S.-Nemesis Yayıncılık)


FERİDE


13.Baskısı çıktı!
(Bütün şiirleri 2. kitap/96.s.-Nemesis Yayıncılık)



 



Uzun süredir yeni basımlarını yaptırmadığım ve okurun ısrarla aramaktan caymadığı yeni baskılar yayınlanıp raflarda yerlerini aldıktan sonra, yeni kitaplarım 2012 yılı içinde sırasıyla yayınlanacaktır. Bilginize sunar, selam ederim...(Y.O.)


      MULTİMEDYA



      GALERİ




   KENDİ SESİNDEN ŞİİRLERİ