|
B A T M A N G A R I
.jpg)
Döndüm lê gûle Batman’a vardım.
Batman’dan Diyarbekir’e bir bilet aldım.
Kara tren bozuldu Silvan düzünde.
O yalan yollarda hasretle kaldım…
Batman garında altı donuk yüz... Çığlık ve hınç böyle topraklar boyu; gökyüzünde turnalar ve gri...Ay ışığı geceyi ayartacak birazdan. Batman garında altı donuk yüz...
Birinci yolcu soluksuz; sanki ayazlarda yaralı bir geyik göğsü.İkincisi sevdalı:‘Sen beni bir kez olsun sevmedin/ Habar saldım gecelerde gelmedin,’ gibi kahır yüz. Üçüncüsü bir kadın, de ki şakağında dolunay Dicle’nin.Dördüncüsü, tekmil temsili bakış, sanki kurşunlanmış bir türkü Tendürek dağlarında.Beşincisi kandırılmış çocuklar gibi; yükü yatağı, kasketinde ter. Altıncısı ben; dağlı yaralar, yaralı dağlar gibi...
Batman treni bir feryat gibi gardan çıkıyor.Terli akşam alacası trene vuruyor, tren yollara... Ay, öksüz bir geceden geçiyor ve biz, öksüz bir gecede ayın altından geçiyoruz.
.jpg)
Gecenin terli göğsünde bir deli türkü: “Ahmedê lê vayêê / Hesênê lê vayêê!”Bu türkü... Bu ne türkü? Türkü değil, çığlık bu; göğünden koparılmış gibi mavinin...
O mavi?Ulan o bizim mavi! Mavide eşkıyalar da yitirmişler tüfeklerini...
Boş vagonlar yollara düşmüş batman düzünde. Gecenin terli göğsünde bir deli türkü... İşte Gevaş, uzaklarda yarasıyla susuyor, geride şark çıbanıyla Batman’ın göğsü, Silvan düzünde ateşler yanıyor... Bir ihtiyar: “Biz ne doğmuşuk ki” diyor: “Ne ölek kardaş!”Batman treninde altı donuk yüz.Çığlıklar oturmuş gözlerinde büyüyor...
O saat Sirkeci’de martılar, aç çocukları o uzak suların.O saat
Beyoğlu hınca hınç, Kızılay sersem…O saat nasılsın Topçular feribotu, Buca
dolmuşu,Üsküdar iskelesi?O saat Bodrum kalesi daha sperm kokuyor,
Çingene çadırlarında çengi çalıyor, o saat Köln’de bir mülteci sessizce
hıçkırıyor.O saat gecede gecikmiş bir kadın bir türkü tutturmuş rüzgâra
karşı, o saat bir adam Adana’nın bulvarında kusuyor.
O saat Artvin’de bir öğretmen gecikmiş düşlerini dövüyor…
O saat tarihin alnında ter, insanlık vahşetin gözlerine baka baka
susuyor...O saat gecede bir kahpe kurşun, Diyarbakır’ın göğsünde bir adam
düşüyor!
“Boşuna çırpınma gökyüzü: Yurdum kadar ağlayamazsın…”
|