|
YAŞANANI ANILAR KANATIYOR

(Sabırla adımızın kesiştiği yer neresiydi?
Ünlemlerden hayatımızı ayıran neydi?
Heceleyerek tükenebilir o en büyük yıkımlar
ve usulca bitebilir en uzun yolculuklar…)
Yollar mı?
Israrla büyüyen bu uçurumlar;
kalbim, mayınlanan bu kentlerin kaçıncı gecesinde?
Doğrulan ne ve de artık boğulan neydi?
Kentleri dövmeliyim yüreğimin örsünde.
Aşkla alev alev çoğalsın küllü yürek;
ben bu sessizliği büyütemem yüzümde...

Fotoğrafım mı düşen kimliğimden, adım mı?
Suçluyum;
geçmiyor dağlara hükmüm kentler gibi suçluyum!
Sesim sürükleniyor bilinmez iklimlere.
Sırtımda hep kendini kanatan hançer;
aşklarım sınanıyor acıların örsünde…

Yanlışları sormalı;
yoksa yanlışlar vuracak doğruları...
Anıları sormalı
ki onlar susmayı hiç bilmiyor...
Gel, yanıtım ol, beni anlaşılır kıl;
yaşananı anılar kanatıyor...
Yılmaz Odabaşı, 1987
|