YILMAZ ODABAŞI WEB SİTESİ Untitled 1
 
İMZA GÜNLERİ: 20 Mayıs 2017 MALATYA Deniz Kitabevi, saat: 14.00-18.00/ 21 Mayıs DİYARBAKIR Yeniumut Kitabevi, Saat: 14.00-19.00
    Yılmaz Odabaşı Sözleri
Eklenme tarihi 18.3.2016     Okunma sayısı: 9055    

 

SÖYLENMİŞTİR

Yılmaz ODABAŞI sözleri

     
Şimdi biz ölsek, en fazla kahvede çaylar soğur…
*    
Kimse bilmez be canım, bir yara bir ömrü nasıl kanatır. 
*
Notaları kurşunlanmış bir şarkıdır yalnızlık... 
*
Kısa bir öyküdür hayat; uğrunu upuzun acılar çektiğimiz. 

Dilediğin kadar uzağa git hep aynı gökyüzünü paylaşacağız...
*
Yıllar da, acılar da geçmek içindir. 

Hayat, düşlerimizin gerisindeki kırıntılardır.
*
Şiir, dünyaya atılmış vicdandır.         
*
Her aşk, kendi tabutunu da taşır.

Her ömür, kendi gençliğinden vurulur.
*
Boşuna çırpınma gökyüzü: Yurdum kadar ağlayamazsın!
*

Herkesin bir kimsesi vardır bir de kimsesizliği.
*
Bizi zaman yenecek ve anılar kalacak…

Her vagon, bir trene kapılmak rüyasında…

Her hikaye biter ve herkes yangınından külüne döner.
*
Ait değilim ne bir devlete ne bir ulusa; dönerken koskoca dünya...
*
Herkes bilir gitmesini. Bir zaman öğrenirsin gideni sırtından öpmesini.
*
Herkes kendi vicdanının önünü süpürse, bütün ülke bembeyaz olur. 
*  
Başkasının nüshası olacağınıza, kendinizin aslı olun.
*  
And olsun ki, hiçbir toprak ve hiçbir vatan daha kutsal değildir insandan!
*
Her sonbahar, dökülen biraz da ömrümüzün yapraklarıdır...
*
Ezberlerimizle değil, inceliklerimizle insan oluruz.
*
Gerçeğinizden hoşnut değilseniz, yeni bir gerçek olmaya gidersiniz.
*
Umuttan umudu kesmemek istiyorum; çünkü hala hayatın düşlere borcu var.
*   
Öyle bir serüven ki hayat: Karanlıkta Polyanna’lar, ışıklarda Palyaçolar dolaşır...
*   
Mutsuzluğu ve yalnızlığı seçiyorum; çünkü herkes mutluluğu ve kalabalığı seçiyor.
*    
Yaşam sadece  an’lar. Anlarsa an’lar anlar, ağlarsa an’lar ağlar, sonrası anılar...
*    
Herkes kırılamaz. İnce bir dal olmak gerekir kırılmak için. Ama dünya kütüklerin…
*    

Çoğu zaman kaçtığımız, kaçamadığımız yerdir.


İyi olmanın da bir şerefi vardır ve herkes ahlakı, bilinci ve duyarlığı kadar iyidir.

Kendi içindeki savaşı bitirmeyen, başka bir savaşın galibi olamaz.
*    
Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey var, kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin…
*    
Sevgilerinizi, tutkularınızı, düşlerinizi ve yolculuklarınızı ertelemeyin. Çünkü çürürler; çünkü dokunduğu her şeyi çürütür zaman.
*    
Her şeye rağmen "kalmak"tı sorun; kişilikte, aşkta, düşte, inançta ve  sevgide kalmak...
*
İnsanın aşkı da yaşadığı hayata benziyordu; dağınık yaşayanın aşkı da dağınık kalıyordu.
*    
Ben, iki şeyin apansız geldiğine inanırım: Aşk ve ölüm. İkisi de geldiğinde “git” diyemezsiniz...
*     
Bir akvaryumu yazmak, akvaryumda yaşamaktan kolaydır. Bu yüzden her dize biraz eksik, her şiir biraz yalandır.
*    
Bizden daha kötü durumda birinin elini tutarken, üşüyen birine rastladığımızda ona bir ceket giydirirken, tuttuğumuz, üzerini örttüğümüz aslında kendi vicdanımızdır.
*    
Bazen bir denizde kıyıları amansızca döven iri dalgalar olmaktansa, aykırı bir su damlası olmak yeğdir.
*     
Aşkın kavgasını veremeyenler hiçbir şeyin kavgasını veremezler. Aşkın özgürlüğünü yaşamayan ve yaşatmayanlar ise, hiçbir özgürlüğü hak edemezler.
*     
Belki biz, acının dip kısmını göze alamadığımız için, mutluluğun üst kısmı da bizi göze alamıyordur.
*    
Düş oldukça peşi sıra insandır;  çünkü en çok da düşlerin bize hesap sormaya hakkı vardır.
*    
Yaşarken hayatın, yazarken dilin, düşünürken bilincin belirlenmiş sınırları altüst edilebilmelidir.
*    
Umudu seviyorum, umutsuzluğu seviyorum; çünkü ikisini kardeş kılan hayatı seviyorum.

*    
Taşın bile kırılabilir olduğu şu dünyada insanın kırgınlıkları da  anlaşılabilir olmalıdır.

 -
Hayatla ve zamanla ilgili fazla düşünmemek gerekir; her ikisi de kendi kurgularını -sizin adınıza ve çoğu zaman sizin dışınızda- yaparlar zaten.
*    
Bir kent, gidince ve bir sevda, ayrılınca biter mi? Bir kent bitse bile, bir sevda bitse bile, o kente ve o sevdaya gitmiş olmak bitmez ki...
*    
Yalnızlığımda seni büyüttükçe kalabalıklaşacağım; sen kendi kalabalığında hep yalnız olacaksın.
*    
İnsanın asıl korkusu kendisidir; kendi zaaflarını ve korkularını yenen, başkalarını da yener.
*      
Bayrakları bayrak yapan": Bayrak imalatçılarıdır." "Toprak, eğer uğrunda ölen varsa": Utanmalıdır.
*
Dün yoktur, yarın belirsizdir, yaşam an’lardır. Sonrası anılardır ve bütün masalların bir varmış bir yokmuş diye başlaması belki bundandır.
*
Bu topraklarda herkesi kendine benzemeyi, olmadı ötekileştirmeyi dayatan zihniyetin geçmişi de, bugünü de insanlık önünde lanetlidir!
*
Çocuklar büyüdükçe  kırgınlıkları da onlarla birlikte büyür. Büyümek ise, çok şey değil, yeryüzünün ve hayatın kötülüklerine karşı cömertçe bir kahkaha savurabilmeyi daha iyi başarabilmektir sadece. 
*
Hayat, bizleri birbirimize iliştirir. Issız adada yaşamıyorsanız, herkes bir diğeriyle yazar hikayesini. Herkesin hikayesi  bir başkasının hikayesinin yanından veya içinden geçer…
*
Özgüven, daha çok ev sahiplerine aittir. Bu yüzden en çok da güven duygusundan yoksundur göçebeler.
*
Herkes duygusunda, acısında, sevgisinde, arzusunda yalnızdır ve aşk, tek kişiliktir. Herkes kendi sevgisini sever.
*            
Sünni olup Sünni’yi, Türk olup Türk'ü, Kürt olup Kürd'ü sevmek ve anlamak kolaydır; yüreğiniz yetiyorsa size benzemeyenleri, kendinizden ötesini sevin…
*    
Susmak gibidir oturmak, konuşmak gibidir yürümek, bağırmak gibidir gitmek. Gitmek, bir yalnızlıktır. Bütün gitmeler yalnızlıktır...
*   
Bu ülkede hisseleri en çok prim yapan, en fazla rant getirisi olan ve en çok insanı istihdam eden en büyük sektör, din endüstrisidir.
*    
Yazının bir nesnel karşılığı olmalı; hayat kadar zarif, hayat kadar çarpıcı, hayat kadar şaşırtıcı ve hayat kadar da barbar.
*    
Başkaldıranlar ve restlerini yitirmeyenler, şu soğumuş dünyada insanlığın son umududur…

Bazen eski kurbanlardır yeni cellatlar.

Zalime karşı konuşulmalıdır; çünkü cesurlar sustukça korkaklar konuşur...

Umut, bütün yanılgılara, yenilgilere rağmen bizi bekleyen ve hayata iliştiren şeydir. O, bütün yaralara rağmen geride kalandır.

Sadece konuştuklarımız işitilir; oysa sustuklarımızı işitebilecek insanlara ihtiyacımız vardır.

 Her fırtınadan ve anıdan geride herkes figüran yaşamın sahnesinde...

 Herkes kendi fanusuna asmış kendini; bu yüzden beklemiyorum farklı kıyametleri...
------------
Yılmaz Odabaşı’nın yazdıkları ve söylediklerinden derlenmiştir.Daha sonra geliştirilecektir.

 




Geri
 
     Yılmaz Odabaşı resmi web sitesi ® 2007